Afrotürkler Kimdir?

Bu hafta yine tarih derslerinde anlatılmayan, toplum içerisinde pek konuşulmayan, konuşulsa da kullanılan yanlış tabirler ve bilgi eksikliği nedeniyle hep yanlış anlaşılmalara yol açan bir konu ile karşılaştım: Afrotürkler. 


Afrikalılar (Afro Türkler) Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’nin sayfasında Afrotürkler’i şöyle anlatıyor:


  • Afrika kökenli Türkler ya da Afrotürkler, Osmanlı İmparatorluğu’nda köle ticareti yoluyla Anadolu’ya getirilen Afrikalıların çocukları ve torunlarıdır. 

  • Yazılı kaynaklarda 19. yüzyılın ikinci yarısında, özellikle Batı Ege’de yabancı yatırımların artmasıyla birlikte tütün ve pamuk tarımında çalıştırılmak üzere Afrika’dan çok sayıda köle getirildiği belirtilmektedir. Kölelerin önemli bir bölümünün ev kölesi olarak kullanılan kadınlar olduğu bilinmektedir. (Bu kişiler halk arasında ‘arap bacı’ olarak bilinir) 

  • Osmanlı’da, Atlantik ötesi kölecilikten farklı olarak, belli bir süre çalışan ve sahiplerine yeterli süre hizmeti ettiği düşünülen köleler azat edilirdi. 1880’li yıllarda Afrika kökenli kölelerin yoğun bir biçimde azat edildikleri ve azat edilen kölelerin kendi aralarında dayanışma kurarak yaşadıkları bilinmektedir.

  • Günümüzde Torbalı, Söke, Ödemiş, Tire, Akhisar gibi Batı Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinde, bahsedilen süreçte Afrika’dan getirilen insanların soyundan gelen çok  sayıda aile bulunmaktadır. 

Son olarak da şu cümle çok hoşuma gitti:

“Yaşadığınız coğrafyanın tarihi olarak farklı kültürel ve toplumsal grupları barındırdığına, bu farklı toplumsal grupların evliliklerle iç içe geçtiğine ilişkin bilgisi olmayan ‘beyaz’ bir Türkiyeli iseniz, gördüğünüz her ‘siyah’ı  Amerikalı, Tanzanyalı ya da Ganalı zannetmeniz de olasıdır. Geçmişin bilgisi, bugün iç içe geçmiş toplumsal ve kültürel farklılıkların nereden kaynaklandığının ya da nasıl biçimlendiğinin öyküsünü aktarır.” 

İşte tam da bu nedenle kültürel farklılıkları örtmek yerine onları keşfetmek, anlatmak ve bu zenginliği kutlamak gerek! ~n