Amerikalılar Neden Obez?

OECD’nin 2017 obezite raporuna göre Amerika’da 15 yaş üstü nüfusun %38’i obez. Trend bu şekilde devam ederse 2050’de bu rakamın %50’lere dayanması bekleniyor. Peki bir insan neden obez olur? Toplumdaki genel kanı kişilerin kendi kötü beslenme alışkanlıkları nedeniyle obez olduğu yönünde. Açıkçası birçok insan gibi bugüne kadar ben de böyle düşünüyordum: “Yani sonuçta akıl var mantık var. Her gün McDonald’s’dan Burger King’den beslenirsen tabii ki de obezite kaçınılmaz olur.” ya da “Bu insanlar düzgün sebze, meyve yerse olay çözülecek. Nasıl bunu bir türlü akıl edemiyorlar ki?!” 


Guardian gazetesinin Youtube kanalında izlediğim bir video bu düşüncelerimi alt üst etmekle kalmadı, bir olay konusunda çok bilgi sahibi olmadan dışarıdan ahkam kesmenin ne kadar kolay ve yanlış olduğunu bana bir kez daha hatırlattı. Video Amerika’daki yiyecek çöllerini anlatıyor (İngilizcesi ‘food desert’). Yiyecek çölü deyince insanın aklına en başta açlık, kıtlık, zafiyet geçiren insanlar geliyor. Fakat aksine yiyecek çöllerinde bol miktarda yemek var. Hem de en hızlısından. Her köşe başında McDonald’s, KFC, Burger King… Küçük bakkallarda türlü türlü konserve yiyecekler, içecekler, abur cuburlar… Zafiyet geçirmek mümkün değil. Sanırım ismindeki ironi de bundan kaynaklanıyor. Bu yiyecek çöllerinde yaşayan insanlar açlıktan değil aşırı kilolardan ölüyor. 


E madem öyle “çöl” ne alaka diyeceksiniz. Bu bölgelerde “taze” yiyecek kıtlığı var. Yani raf ömrü birkaç haftadan az olan yiyeceklere (başta sebze ve meyve olmak üzere) ulaşım zorluğu var. Bu zorluğun genel nedeni de büyük marketlerin uzakta olması ve bölgede yaşayan gelir seviyesi düşük ailelerin arabalarının olmaması (Amerika’da toplu taşıma zaten ayrı bir sorun).


“E açıversinler birkaç tane market o alanlara?!” sorusuna da yanıt: “İktisadi değil!” Gelir durumu yüksek bireyler bu bölgelerden taşındıkça geriye gelir durumu daha düşük bireylerin yaşadığı seyrek nüfuslu alanlar kalıyor. Raf ömrü kısa ürünler satan marketler için de en önemli şey yüksek trafik çekmek olduğundan bu alanlarda market işletmek karsız hale geliyor. Bu nedenle var olan marketler de bir bir kapanıyor. Yaşamanın giderek zorlaştığı bu bölgelerden taşınmaya gücü yeten herkes ayrılıyor. Ve giderek tenhalaşan bölgede hiç yeni market açılmamaya başlıyor. Bir de buna bu bölgelerdeki yüksek suç oranlarını da eklersek bankalar dahil kimse bu bölgelerde bir işletme açmak için kredi vermek istemiyor. Sonuç ekonomik bir kısır döngü ve bu kısır döngü yüzünden sağlıksız bir yaşama mecbur bırakılmış (bir de üstüne üstlük kötü beslenme seçimleri yapmakla suçlanan) insanlar.


Bu arada Türkiye’deki durumu merak ederseniz, 15 yaş üstü nüfusun %22’isi obez (OECD ülkeleri ortalaması %19.5). Grafikte Türkiye ile ilgili asıl dikkatimi çeken ise obezite oranlarının kadın ve erkek nüfus arasında büyük fark göstermesi. Farkın en büyük olduğu ülke biziz sanırım. Acaba neden? --n


Kaynak: OECD Sağlık İstatistikleri 2017