Askerliği Sorgulatan 2 Yapım

Askerlik, bir kadın olarak oldukça yabancı olduğum bir kavram. Asker arkadaşlar, askerlik anıları, bedelli askerlik ücretleri, asker uğurlama törenleri vs konunun eğlence kısımları. Tuvalet eğitimi almamış askerlik arkadaşları sayesinde Türkiye mozaiğini deneyimleyen, bir anda “mantık aramayacaksın” düşüncesini (!) benimseyen, kolu jilet kesikleriyle dolu gençlerle beraber uyuduğu için hafifçe tedirgin olan birçok arkadaşım var. Şanslılar ki, askerlikte yaşanabilecek travmaları, savaşları, ölümleri vs düşününce bu hikayeler fazlasıyla tatlı kalıyor.


Askeri psikiyatri / askerlik psikolojisi, özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası özelleşilen bir branş. Tarihsel evrimine bakıldığında Kore ve Vietnam Savaşları da bu alt dalın gelişmesini tetiklemiş durumda. Türkiye için bir araştırma yaptığımda ise, karşıma kapatılan GATA ve askeri hastanelerin özellikle askeri psikiyatri alanında yaratacağı boşluk çıktı. Yazıda da belirtildiği üzere, GATA ve askeri hastaneler kapatıldığında, ben de daha çok konunun cerrahi boyutunu düşünmüştüm. Oysa ki, Türkiye gibi, askerin her an tetikte olduğu bir ülkede, askerlere; askerlik öncesi, sırası ve sonrasında yardım edebilecek psikologların ana yuvaları kapatılmış durumda.


Geçtiğimiz ay, tamamen tesadüfi şekilde izlediğim 2 yapımda da asker psikolojisi konusuyla karşılaştığım için bunu bir sinyal olarak alıyor ve sizlerle paylaşıyorum. İlk önerim, Amerikan yapımı, 2 sezonluk Homecoming dizisi. (Amazon Prime’ınız varsa, oradan da takip edebilirsiniz.) Askerlikten fazlasıyla tahrip olan bünyeleri “normalize” etmek üzere tasarlanmış kısmen distopik bir tedavi merkezinin nasıl olabileceğini hayal ederken; yolculuklarına deterjan ya da şampuan firması olarak başlamış büyük global firmaların nasıl da tüm insanlığı etkileyebilecek / değiştirebilecek güçlere evrildiğini ya da evrilebilecek güçte olduğunu kendinize bir kez daha hatırlatabilirsiniz.



Diğer yapım ise, eğer izlemediyseniz 2004 yapımı bir Türk filmi: Yazı Tura. Film, askerlik arkadaşı olan Olgun Şimşek ve Kenan İmirzalıoğlu’nun askerlik dönüşü hayatlarına, hayallerine odaklanıyor. Film, izleyiciye bir yandan Anadolu’nun soğuk, uzak bir köyünü hissettirirken, öbür yanda İstanbul’un kirli, dolambaçlı yüzünü gösteriyor. Gerçekte yazı ya da turanın galibi oluyor mu emin değilim. Günün sonunda film, yazının başında bahsettiğim Türkiye mozaiğini yaşatması açısından bile oldukça kıymetli. ~e



Askerlik psikolojisini aktaran, sizin önerebileceğiniz film, dizi, kitap ya da belgesel varsa, bizle paylaşın!