Bana Bir Masal Anlat/Ma

İnsan karmaşık bir varlık. Bazen bilgiye sahip olma arzusu ile yanıp tutuşuyor, bazen de bildiğimiz şeyler için hayıflanıp “cehalet mutluluk aslında” diyoruz.


Şimdi bir kaza geçirseniz ve ikiz kardeşiniz haricinde kimseyi ve hiçbir detayı hatırlamasanız, tutunacak en büyük dalınız kardeşiniz olur herhalde. Peki kardeşinizin size tüm geçmişinizi en şeffaf haliyle anlatmasını mı isterdiniz, yoksa sizi çok sevdiği için bazı detayları sizinle paylaşmamasını kabul edebilir miydiniz? Bu büyük ikilemi aktaran Netflix belgeseli “Tell Me Who I Am” içerdiği aile trajedileri sebebiyle beni birçok konuyu yeniden düşünmeye sevk etti.




Mesela, kutsal konumlandırılan “annelik” kavramı gerçekten ne kadar kutsal? Kalbi kötü olan bir birey, anne olunca ne değişir sanıyoruz ki? Aynı şey, babalar için de geçerli. Denklem çok basit aslında, aile toplumun en küçük yapı taşı ise ve ideal bir toplumda yaşamıyorsak, her aile de iyi aile olamaz.


Ya da bazı sırları kendimize saklamamız, karşı tarafı sevmediğimizden değil de, çok sevdiğimizden olabilir mi? Karşımızdaki üzülmesin diye, 2 kişilik acı çekmek anlamına gelebilir mi?


Belgeseli izlerseniz, bize söyleyin, belki sizde de bambaşka fikirler oluşmuştur? --z