Bir Günlük Ahlak Çatışması: İki Şafak Arasında

Selman Nacar ismini daha önce duymamış olabilirsiniz. Kendisi Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okurken kendi deyimiyle “içinde hissettiği boşluğu” sinema ile doldurabileceğini hissedip aynı üniversitenin sinema bölümünden de mezun oluyor. (Hayallerinin peşinden giden kişilere ne kadar hayran olduğumuzu biliyorsunuz😊 Sonrasında da Columbia Üniversitesi’nde yönetmenlik alanında yüksek lisans yapıyor. Konunun güzel tarafı şu ki, yazarı ve yönetmeni olduğu ilk uzun metraj filmi “İki Şafak Arasında” ile birçok hatırı sayılır festivalden (Torino Film Festivali, Altın Portakal Film Festivali vb) ödüllerle dönüyor.


Geçtiğimiz günlerde MUBI platformu üzerinden izlediğim “İki Şafak Arasında” filmi, oldukça keyif aldığım Türk filmleri arasında yerini aldı bile. Yazar / yönetmenin doğum yeri olan Uşak’ta geçen film, bir aile işletmesi olan tekstil fabrikasının etrafında dönüyor. Ülkemizdeki iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğini, işverenin sorumluluklarını, hukuk sistemimizdeki boşlukları (bence yönetmenin hukuk kökenli olmasının da bu noktada payı var), ne yazık ki çekirdek aile içinde bile görülen yalanları, görece daha yoksul durumda olan kimi ailelerin çaresiz hallerini oldukça etkili şekilde gözler önüne seriyor. Uzun çekim teknikleri kullanarak filmi daha da gerçekçi kılan yönetmen tüm bu eleştirileri yaparken sizi fark ettirmeden hikayenin içerisine çekiyor. Başroldeki, ailenin küçük oğlu Kadir’in fabrikada yaşanan iş kazası sonrasındaki duygusal gelgitleri, ailesine karşı hissettikleri, ahlaki ikilemleri ve paralelde ilerleyen aşk ilişkisi çok yalın şekilde bizlere hissettiriliyor.


Filmin açık uçlu bir sonu olması da; kim haklı, kim haksız ya da kim ne kazandı sorularını anlamsız kılıyor. Çünkü esas verilmek istenen mesaj kapitalist sistemi gözler önüne sermek ve çarkın her daim döneceğini bizlere bir kez daha hatırlatmak.


Kadir’in babasının “Hukuka kalsa suçsuz yere suçlu olursun. Önemli olan ahlaktır.” deyişi ise film özelinden hareketle toplumumuz genelinde ne yaman çelişkiler içerisinde olduğumuzun bir göstergesi.


Ahlak söyleminin bu denli yaygın olduğu toplumumuzdaki ahlak sorunlarını bir sonraki yazıma saklayarak, sizlere iyi seyirler diliyorum. ~e