Aşıya Yarış

İkinci Dünya Savaşı sona ererken dünyanın iki büyük gücü Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında Soğuk Savaş olarak bilinen yeni bir çatışma dönemi başladı. Bu çatışmanın tartışmasız en önemli cephelerinden biri uzay, cephedeki ilk karşılaşma da uzaya tarihin ilk uydusunu fırlatmak oldu.


1955 yılında sadece birkaç gün arayla iki devlet de dünyanın yörüngesine bir uydu yerleştirme planı olduğunu açıkladı. Ruslar, Amerikalıların 6 Ekim 1957 tarihinde gerçekleştirilecek uluslararası bir konferansta uydu fırlatma planları ile ilgili önemli bir açıklama yapacaklarını duymaları üzerine kendi uydu fırlatma tarihlerini öne çektiler. Ve böylece 1957 yılının 4 Ekim günü Amerika Birleşik Devletleri korktukları haberi aldı: Sovyetler Birliği tarihteki ilk yapay uyduyu uzaya fırlatıp dünyanın yörüngesine sokmayı başarmıştı. Bu uydunun adı Rusça’da gezgin anlamına gelen Sputnik’tir. Sputnik başarısından sonra Sovyetler 1950’lerin sonu 1960’ların başı arasında birçok ilke daha imza atar: uzayda ilk insan (Yuri Gagarin), ilk kadın (Valentina Tereshkova), ilk uzay yürüyüşü (Alexei Leonov), aya insansız ilk sert iniş (Luna 2), aya insansız ilk yumuşak iniş (Luna 9). Her ne kadar aya ilk insan ABD tarafından 1969 yılının Haziran ayında gönderilmiş olsa da dönemin, özellikle de uzay keşfi ve bilimi alanının, baskın gücü Sovyetler olmuştur.


5 Ekim 1957, The New York Times Sputnik haberini manşetten duyurmuş

O günlerden bugünlere geldiğimizde ise süper güç savaşının nihai galibinin ABD olduğunu görüyoruz. Ancak Covid-19 aşısını bulma yarışı başladığından beri sanki yeni bir cephe açılmış gibi hissediyorum. Öyle ki aşıyı ilk bulan ülke olmak güvenli bir aşı bulmaktan daha önemli bir hale gelmiş durumda. Son birkaç aydır bu kulvarda yarışı önde götüren üç ülke Amerika, İngiltere ve Rusya idi. Ancak geçtiğimiz hafta Rusya kestirme yoldan dünyanın ilk Covid-19 aşısını tescillettiğini duyurdu. Kestirme diyorum çünkü çoğu uzman bu aşının daha üçüncü faz denemelerinin sonlanmadığını ve bu nedenle de geniş kapsamlı kullanım için tehlikeli olabileceğini açıkladı.

 

Milyarlarca insanın sağlığını ilgilendiren bu aşı bulma olayında bile ülkelerin “galibiyete giden yolda her şey mübahtır” gibi bir tutum sergilemesi ister istemez aklıma Soğuk Savaş yıllarını getirdi. Ne tesadüftür ki Rusya bulduğu Covid-19 aşısına da Sputnik adını vermiş. ~n