Fotoğraf Diyeti

Her gün binlerce görsel, bilgi, ve detay ile sarmalandığımız düşünüldüğünde, gerçekten hatırlamak istediğimiz şeyleri hatırlamak için ne yapmamız gerekiyor?


Bir konsere gittiğimde, bütün konseri kaydetmiyorum tabii ki, ama eninde sonunda birkaç fotoğraf ve 1-2 de video çekiyorum; arkadaşlarımla buluştuğumda “o günü unutmayalım” diye sıklıkla anı ölümsüzleştiriyorum; ve telefonumda sık sık ekran görüntüsü alıyorum. Sanırım böylelikle istediğim şeyleri kaydettiğimi hissediyorum ve bir nevi hafızama güvenmek yerine telefonuma güveniyorum.



Fakat bir baktım ki, son 1-2 hafta içinde yaptıklarımı, beğendiklerimi, not ettiklerimi hatırlamak için bile görsellerin yardımına başvuruyorum. Bu işte kesin bir yanlışlık var diyerek biraz araştırma okudum ve gördüm ki, daha iyi hatırlamak bir yana dursun, hafızamı da mahvediyormuşum. Hatta psikoloji profesörü Linda Henkel “photo-taking impairment effect” (fotoğraf çekmenin bozucu etkisi) isimli bir kavram ortaya atmış. Bu kadarla kalsa iyi! Selfie çekerken, poz verirken vs çoğunlukla dış dünyaya “olmak istediğimiz” kişiyi gösterdiğimiz için, bu da “gerçek biz” ve “fotoğraftaki biz” arasında da uyumsuzluk yaratıp yanlış bir özkimlik hatırlamamıza yol açabiliyormuş.


Fotoğraf detoksu yapabilir miyim bilmiyorum ama tüm bu okuduklarımdan sonra diyete gireceğim kesin! --e