Geçmişi Özlemek Hiç De Fena Olmayabilir

Geçmişe takılma, geleceği düşünme, anda kal – dense de, son günlerde nostalji hissine denk geldiğimde garip bir mutluluk hissediyorum.


Oysa ki önceden, “nostalji” kelimesinin içerisine istemeden de olsa, bazı negatif kodlamalar eklemişim, hatta biraz da “melankoli” ile harmanlamışım. 17. yüzyılda bir hastalık olarak ilk ortaya çıktığında “memlekete özlem” anlamına gelen nostalji kelimesi yıllar içerisinde evrilerek “geçmişe özlem” haline bürünmüş. Bugün geldiğimiz noktada ise, nostalji hissinin insanın kendisini çok mutlu hissettiği günlere götürmesi sebebiyle, psikolojiyi olumlu da etkileyebileceği sonucuna varılmış.


Bu güzel hissi seyirciye inanılmaz etkili şekilde aktaran, bence filmekimi 2019’un favori filmleri arasına girebilecek olan “Yeni Baştan” (La Belle Époque) filmi de bu noktada devreye giriyor. Profesyonel bir organizasyon ile 40 yıl öncesine dönüp eşine ilk aşık olduğu günleri yeniden yaşayan -yeniden yaşamak mümkün mü- kahramanımız, bence hem çok eğlenceli, hem de çok ağlatmalı (sanırım ağlamasam olmazdı:)) bir deneyim sunuyor. Hem yaratıcı, hem enfes! ~e