Hedefe Ulaşmayı Değil, Ulaşabilme İhtimalini Sevdim

Yeni yıl hedeflerine çok inanmasam da insanın kendine çeki düzen vermesi ve “hayatımda neleri değiştirmek istiyorum?” diye sorması için doğal bir fırsat yaratıyor. Pasif bir şekilde “yeni yıl beklentileri” oluşturmak yerine aktif bi şekilde “ben yeni yılda neleri gerçekleştirmek istiyorum” diye düşünmenin faydalı olduğuna inanıyorum. Ama çoğu yeni yıl hedefinin hüsranla sonuçlandığını da biliyorum. Bunun 3 ana nedeni olduğunu düşünüyorum:


  1. Ulaşılması çok güç hedefler koymak: Bu sanırım “yapmışken en iyisini yapayım” yaklaşımından (mükemmeliyetçilik) geliyor. “Düzenli spor yapmak için haftada üç defa spora gitmeliyim”, “Düzenli kitap okuyacaksam ayda en az bir kitap bitirmeliyim”… Halbuki spora gitmeden aylar geçirdiysen, haftada bir spora gitmek kardır. Ya da koca bir yılda 1-2 kitap okumuşsan, yılda 5 kitap hedefi koymak ve bu hedefe ulaşmak da bir başarıdır. 

  2. Ya hep ya hiç düşüncesi: Hedef koyunca beyin başarıyı, hedefe %100 ulaşmak olarak kodluyor. Hedefi %50, %70, hatta %90 tamamlamak bile başarısızlık olarak görülüyor. Fakat bu bakış açısı kişinin çok erken pes etmesine ve hedefinden vazgeçmesine neden oluyor. Bu durum özellikle de kişi kendine çok yüksek hedefler koyduğunda ortaya çıkıyor (bakınız birinci nokta). Mesela ayda bir kitap okuma hedefiniz varsa ve Mart ayı sonunda daha bir kitap bile bitirememişseniz “ben bu hedefe ulaşamayacağım, bari hiç kasmayayım” diye düşünüp hedeften tamamen vazgeçiliyor. Onun yerine ne yapsam yanıma kardır yaklaşımını benimsemek en azından yıl sonuna kadar hedefinizin peşinden gitmenizi sağlayabilir. Bir de bakmışsınız hedefinizin %70’ini gerçekleştirmissiniz. Sınavdan 100 üzerinden 70 almak nasıl başarısızlık değilse bir yeni yıl hedefinin de %70’ini gerçekleştirmek başarısızlık değildir. 

  3. 24 saat ve 7 gün içerisine ne sığacağını abartıp, 365 güne ne sığacağını azımsamak: Yılda her hafta bir defa spora gitmek mi daha kolay yoksa yılda 52 defa spora gitmek mi? İlk bakışta ilki daha kolaymış gibi görünse de pratikte kesinlikle ikincisinin daha kolay olduğunu düşünüyorum. Her hafta bir kez spora gitmenin kolay görünmesinin nedeni insanın bir haftaya dünyaları sığdırabileceğini sanması. “Bir haftada spora ayıracak zaman çok rahat bulurum canım”. Fakat azımsadığı nokta bunu her hafta yapmak. Evet, bazı haftalar o bir saati bulmak çok kolay olabilir ama bazı haftalar da başınızı kaşıyacak vaktiniz bile olmayabilir. Öte yandan bir yılda 52 defa spora gitmek ilk bakışta 52 sayısı sebebiyle korkutucu gelse de, pratikte daha esnek ve daha kolay gerçekleştirilebilir. Çok yoğun haftalarda hiç spora gitmeyip, nispeten daha rahat haftalarda iki defa giderek arayı bile kapatabilirsiniz.


Kısacası kendinize daha nazik hedefler veya niyetler koyun, ya hep ya hiç yaklaşımındansa “pozitif yönde atılan her adım kardır” yaklaşımını benimseyin ve bir yılda gerçekleştirebileceklerinizi asla azımsamayın. İyi seneler! --n