Hırvat Düğünü Nasılmış?


Dün gece, hayatımda ilk kez farklı bir ülkede düğün deneyimlemiş oldum. Gelmeden önce sürekli hatırlatılan detay, Hırvatistan’da eğlencenin sabah 05:00’e kadar sürdüğü bilgisi idi. Kendimi gerçek bir düğün-sever, hatta çoğu zaman bir düğün canavarı gibi tanımlasam da saat 05:00 bana bile iddialı geliyordu, fakat gayet de olabiliyormuş! Takdir edersiniz ki, bunun rahatlıkla olabilmesi için standart Türk düğünlerinden farklı detaylar mevcuttu:

  1. Bir kere yemek faslı bizdeki gibi koşturarak saat 21:00-22:00 sularında bitmiyor. (Evet, bazı Türk düğünlerinde after party sırasında verilen sucuk/köfte ekmek, çorba ikramları oluyor, ama çok yaygın bir alışkanlığa girmez!) Saat 19:00’da başlayan düğünde, 20:00 civarında açık büfe kuruldu. 22:00 gibi sahnedeki grup, pistteki insanları oturttu ve çorbalar geldi! 1 saat geçti, dans ediyorken yine oturtulduk ve ana yemekler geldi. Sanırım pasta saat 01:00 sularında kesildi ve servis edildi. Dolayısıyla hızlı hızlı yemediğiniz, zamana yayarak, ne yediğinizi anlayarak yediğiniz bir düzen hakimdi. Sahnedeki grubun, dansa ara verdirip herkese yemek yedirmesi de bence süper bir detaydı. ‘Dansı kaçırıyorum’ endişesi olmadan ağız tadıyla yemek yiyebildim! Ve bu sebeptendir ki, herkes deli gibi alkol tüketse de, arada yemek için soluklanıldığından ve tüm gece bir şeyler yer halde olduğumuzdan kimse devrilecek gibi sarhoş olmadı:)) Türkiye’de insanlar bir an evvel sarhoş olsun ve evlerine dağılsınlar diye mi shot’lar havada uçuşuyor acaba diye düşünmedim değil…

  2. Acayip bir orkestra vardı! Saat 19:00’da başladılar ve SABAHA KADAR çaldılar, söylediler. 3-4 tane İngilizce şarkı hariç tüm repertuar Hırvatça idi, dolayısıyla güzel müziğin evrensel olduğunu ve insanlarda birebir aynı olmasa da benzer hisler uyandırabileceğini bir kez daha keşfetme şansım oldu.

  3. Hediyeleşme gece 02:00 sularında gerçekleşti, böylece bizde olduğu gibi altınını takıp ufak ufak eve gidenler olmadı desem yeridir.

  4. Sağdıç ve nedime, gelin ve damattan doğacak her boşluğu itinayla doldurdu. Damat dışarda soluklanırken, sağdıç gelin ve arkadaşlarıyla hız kesmeden eğlenceyi devam ettirdi. Bizdeki şahitler bence asla bu kadar aktif rol almıyor.

  5. Sebebini tam anlamamış olsam da, hem kilise töreninde hem de esas eğlence sırasında ülke bayrağı gösterinin bir parçası idi. Bayrak dalgalandıkça sahnedeki herkes gaza geldi. Herhalde milli değerler oldukça önemli olmalı ki, bayrak düğünün bir parçası oluyor.

Tüm detaylar bir yana, eğlenceli bir çift ve yakın arkadaşlar, güzel müzikle birleştiğinde o düğün tadından yenmez oluyor. Tabii benim gibi soyu tükenmekte olan düğün-severlere de pistten inmemek düşüyor:) ~e





Image by Paul Weaver

Haftaya pazar e-mail kutunuzdayız!