İçerik Bahane, Deneyim Şahane

Yurt dışında bir müzeye gittiğimde artık müzenin içeriği kadar dizaynı da ilgimi çeker oldu. Dizayndan kastettiğim müzedeki materyallerin nasıl sergilendiği, hikayeyi anlatmak için ne gibi görsel araçların kullanıldığı, ve ziyaretçilerine nasıl bir keşif yolculuğu yarattığı. Bu konuda beni düşünmeye sevk eden şey ise geçen hafta Londra’da gittiğimi Churchill War Rooms (Churchill’in Savaş Odaları) oldu. İkinci Dünya Savaşı dönemindeki İngiltere Başbakanı Winston Churchill ve kabinesinin savaşı yönettiği sığınakta yer alan müzede genel olarak savaş dönemi ve Churchill’in hayatı anlatılıyor. Beni en çok etkileyen tarafı ise hikayeyi anlatmak için kullandıkları araçların çeşitliliği oldu. Interaktif ekranlardan optik sensörlü hoparlörlere kadar her şey sizin dikkatinizi ve ilginiz en uzun süre tutmak için tasarlanmış gibi.


Dikkat süremizin giderek kısaldığı bu instagram çağında artık sunulan içerikten daha çok müzelerin ziyaretçiye yaşattığı deneyim önemli olmaya başladı. Hatta içerik olmasa bile olur artık. Bunun heralde en güzel örneği Amerika’daki Dondurma Müzesi. Dondurma Müzesi dondurma tarihini mi anlatıyor? Hayır. Dondurmanın nasıl yapıldığını mı anlatıyor? Hayır. Değişik dondurmalar mı tattırıyor? Hayır. Kısacası içerik yok, ama görsellik inanılmaz. Herhalde çok yoğun ilgi görmüş olacak ki Los Angeles, Miami ve San Francisco’dan sonra geçtiğimiz hafta da New York’ta Dondurma Müzesi açılmış. 



Bize gelecek olursak, dünyada trend bu yönde ilerlerken biz yine yerimizde sayıyoruz gibi hissediyorum. Dünyanın gıpta edeceği cinsten bir tarihi hazinenin üzerinde otururken onu nasıl pazarlayacağımızı hala keşfedememiş gibiyiz. Bazı müzelerde hala en basit Türkçe/İngilizce açıklamalar veya broşür bile yok. Bu konuda beni son yıllarda en çok hayal kırıklığına uğratan yer Şirince’deki bütün tarihi yapılar oldu. Örneğin, doğru dürüst açıklaması olmayan Aziz Dimitrios Kilise’si hakkında bilgi almak için ya çevredeki esnafa sormanız ya da internetten aratmanız gerekiyor. Tek tük tarihi yapıya veya esere sahip ülkeler onlara gözü gibi bakıp el üstünden tutarken biz herhalde bol bulunca anlatmaya bile değer görmüyoruz.


(Yazıyı pozitif bir tonda bitirmek gerekirse de son yıllarda gördüğüm ve hayran kaldığım bir müze Gaziantep’deki Zeugma Mozaik Müzesi. Yapımında emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum.❤️) --n