İnziva da Ne Ki?

Bağ kurmak için konuşmak zorunda olduğumuza inanıyoruz. Bu gerçekten doğru mu?


Birkaç hafta önce San Francisco’da bir haftalık bir inzivadaydım. İnzivaya doğru giderken bir hafta boyunca konuşmamanın çok zor olacağını düşünüyordum. Hiç zor bulmadım, ama onun da ötesinde, konuşmadan var olmanın, konuşmadan bağ kurmanın büyük bir lüks olduğunu anladım. Ne kadar çok dert anlatmakla geçiyormuş günlerim! Hem kendime, hem başkalarına. 


60 kişilik bir grup, bütün hafta, hem hep beraber, hem de kendi başına, kendine dönük bir haldeydik. Sabah 6:15'ten akşam 9:30'a kadar meditasyon yaparak, her yemeği beraber yiyerek, birbirimiz için yemek yaparak, temizlik yaparak, ve tüm bunları sessizce yaparak vakit geçirdik. İnzivamızın teması nezaket, sevgi ve arkadaşlık idi. Bütün bir hafta bu tema üzerine çalışan bir grubun parçası olmak da müthiş bir histi. Dünyaya verilecek daha güzel bir hediye var mı bilmiyorum.


İnzivaya gittiğim yer: Spirit Rock Meditation Center, San Francisco, ABD

İnzivanın ne olduğu, inzivadan inzivaya değişiyor. Benim gittiğim yer köklü bir meditasyon merkeziydi. İnzivamızın amacı meditasyonu daha derinlemesine deneyimlemek, pratik etmek, öğrenmek, dış dünyaya biraz ara vermek, içsel bir yolculuğa çıkmak ve dinlenmekti. Telefonlarımızı, bilgisayarlarımızı kapatıp inziva yöneticilerine verdik ve bir hafta sonra geri aldık. Günlerimiz doğanın içinde, konuşmadan, yazı yazmadan, okumadan geçti. Yemek ve dinlenme molaları dışında, günde yaklaşık 10 saatlik bir süre boyunca ya meditasyon salonunda oturarak ya yürüyerek meditasyon yaptık, ya da öğretmenlerin eğitimlerini dinledik. Ben 10 senedir meditasyon yapıyor olduğum halde böyle yoğun bir deneyime daha önce hazır değildim. Benim için doğru zaman bu zamandı. Bundan sonra senede birkaç kere gitmek isterim.


İnzivaları merak edenleri, içlerindeki sesi, neden gitmek istediklerini dinlemeye davet edip, mümkünse daha kısa süreli (1-2 günlük) inzivalarla başlamalarını öneririm. ~z