“Kendime Yaptığım Yatırımdan Asla Vazgeçmem”

Ayşe Arman’ın Ekrem İmamoğlu hakkındaki yazısını okuduktan sonra merakım kabardı, eşi Dilek İmamoğlu’nun verdiği bu röportajı izledim. İlk röportajı olmasına rağmen düşünerek, tane tane ve çok içten bir şekilde konuşan Dilek İmamoğlu’na hayran kaldım. 

Dilek İmamoğlu yetişkin hayatını “Evlendim, çocuk yaptım, okula döndüm, çocuk yaptım, ara verdim, işe döndüm, sonra yine okula döndüm.” diye özetliyor; “Hayat bazen sizin planlamadığınız güzel şeyleri size sunuyor.” diye de ekliyor.


Hayatın akışını çözmüş olgun akıllı bir insan olmanın yanı sıra, kadınların iş hayatındaki cam tavan sendromu ve Y kuşağının önem verdiği liderlik stilleri gibi çok ilginç konuları araştıran bir bilim insanı aynı zamanda. İyi bir liderin demokratik, entelektüel, karizmatik, takım oyuncusu, dinleyici ve sentezleyici olduğunu söylüyor. 




Eşi Ekrem İmamoğlu’nun siyasete atılmasını bir kadın, eş ve anne olarak istememiş. (Hikayesinin bu kısmı bana Michele Obama’yı ve bu sene bayılarak okuduğum Becoming kitabını hatırlattı.) Eşinin potansiyeline inandığını ve önünü kesmek istemediği için bu atılımı desteklediğini, kendisinin “arka plan liderliği”ni tercih ettiğini, ama gerektiğinde (kadınların eşitlik mücadelesi gibi konularda) ön plan liderliği de yaptığını söylüyor. 

Dilek İmamoğlu’nun “kendime yaptığım yatırımlardan, özgürlüğümden ve sevgiden vazgeçmem” gibi sözleri beni ne kadar mutlu ettiyse, ilişkilerindeki bu hayranlık ve destek dolu denge de beni o kadar mutlu etti. Çiftler arasında sık gördüğümüz bir denge değil maalesef. --e