Koronavirüs Türkiye’ye Gelmeyi Tercih mi Etmedi?

Haftalardır dünya ve ülke gündeminin en hassas konularından biri ne yazık ki koronavirüs.


Son bir haftadır ise birçok Avrupa ülkesinde ve Türkiye’nin neredeyse tüm komşularında vakalara rastlanıyor. Ne hikmetse Türkiye’de hiç yok. İran, Gürcistan ve Yunanistan’dan gelen olumsuz haberlere inat, bizde bir türlü virüs tespit edilmedi. Virüs vakası İran’da patladığında, çevremdeki herkes “kesin Türkiye’de de var, saklanıyor” şeklinde konuşuyordu. Benim en büyük antitezimse, “bu konu Dünya Sağlık Örgütü nezdinde takip ediliyor, gerçeği kimse saklayamaz, artık bu konu bir dünya meselesi” şeklindeydi. Ama konuyu tartışmaya açtığım her arkadaşım beni “sen galiba İsveç’te yaşıyorsun” diye tiye alıp kahkahayı basıyordu. Gel gelelim, konu komşularımıza da sıçrayınca, sanırım ben de masumiyetimi yitirdim. Peki gerçekten neden en başta inanmıyordum? Twitter’ın, instagram’ın kısıtlanmasına alışmıştım da, neden virüsün saklandığını düşünmek istemiyordum?



Galiba salt ülkenin değil, tüm dünyanın etkilenebileceği bir “sağlık” konusunun, politika ya da ekonomi ile kıyaslandığında daha önemli bir değer olduğunu düşündüğümden gözlerimi açasım gelmiyordu. “Ece, bir şekilde virüs sebebiyle Türkiye’ye uçuşlar iptal edilse, ekonomi ve turizm nasıl etkilenir?” sorusunu insan hayatının önemi ile kıyaslayınca ikincil görüyordum. Böyle bir vaka varsa ve bunu resmi olarak belirtmiyorsak, uluslararası itibarımızın iki paralık olacağından korkuyordum. Ya da “Ece zaten daha çok yaşlılar ölüyor, ölüm nedeni olarak kalp krizi yazıp geçmişlerdir işte” diyen arkadaşlarıma inat, sağlığımızı emanet ettiğimiz sisteme öyle ya da böyle güvenmek istiyordum; cesur bir hekimin “kral çıplak” diyebileceğine inanıyordum.


Umarım koronavirüs, Türkiye’ye gelmeyi gerçekten tercih etmemiştir, çünkü diğer tüm ihtimaller çok can sıkıcı. 😔~e