Mutluluğun Kaynağı Nedir?

Çoğu insanın hayattaki nihai amacı mutlu olmak. Ama çoğumuz bizi neyin tam mutlu edeceğinden pek de emin değiliz. Belki aşk, belki sağlık, belki de para? (Belki de dünyanın en mutlu milletlerinden biri olan Danimarkalıların söylediği gibi “hygge” içeren ortamlar yaratmak.) Ama sonra etrafta görünüşte bunların hepsine sahip olmasına rağmen mutlu olmadığını söyleyen tonla insan var. Hal böyle olunca mutluluğun kaynağının ne olduğuna dair çoğu insanın kafasında büyük bir soru işareti var. Üstelik bu durum insanları dış manipülasyonlara karşı daha savunmasız duruma sokuyor. Bir düşünün kaç tane firma ürünlerini mutluluk vaadiyle satmaya çalışıyor. Adeta “mutluluk” firmaların sihirli kelimesi haline gelmiş durumda. Televizyon izlerken bir sonraki reklam kuşağında dikkat edin kimler sizi “mutluluk” adı altında daha çok tüketime ikna etmeye çalışıyor.

Mutluluk konusu markalar tarafından sanki biraz suistimal ediliyor?

Mutlu olmak bu kadar önemli olduğu için bunu araştıran, psikologlar ve davranış bilimciler başta olmak üzere, bir sürü bilim insanı var dünyada. Mutluluk üzerine yapılmış en uzun ve muhtemelen en ünlü araştırma ise Harvard Üniversitesi’nin Yetişkin Gelişim Araştırması (Harvard Adult Development Study). 1938 yılında başlayan bu araştırma 75 yıl boyunca 724 kişiyi hayatları boyunca takip etmiş ve onlara iş hayatları, ev hayatları, aile ilişkileri, sağlık durumlarıyla ilgili düzenli olarak sorulan binlerce sorunun cevabını kayıt altına almış. Katılımcıların gelir ve eğitim seviyesi ise karma: içlerinde varlıklı ailelerden gelen Harvard Üniversitesi mezunları olduğu gibi Boston'ın daha düşük gelirli ailelerinden gelen ve zorluklar içinde büyümüş insanlar da var. İnsan mutluluğu üzerine yapılmış bu en uzun araştırmanın sonucu ise çok net: Mutlu ve sağlıklı bir yaşamın kaynağı güzel insan ilişkileri. Zamanınız olursa bu araştırmanın 4. direktörünün (araştırma uzun olunca 4 kuşak araştırmacı takımı üzerinde çalışmış) yaptığı TED konuşmasını izlemenizi tavsiye ederim. 18 milyon kişi tarafından izlenen bu konuşma gelmiş geçmiş en çok dinlenen TED konuşmalarından biri.



Peki iyi ilişkilere sahip olduktan sonra ebedi mutluluğa sahip olacak mıyım? Tam değil, çünkü mutluluk da göreceli bir kavram. Tam da bu yüzden bilim insanları için ölçümlemesi en zor kavramlardan biri. Özellikle de genel mutlulukla anlık mutluluğun ayırt edilmesi. Bu nedenle genel mutluluğu ölçmede çoğu zaman kullanılan kavram hayattan tatmin olma duygusu (satisfaction with life). Yeni basılan bir araştırma 10-80 yaş arasında yaklaşık 90 bin kişiden toplanılan veriyle insanların hayattan duydukları tatmin, yani genel anlamda mutlu olma durumlarının, yaşa bağlı olarak nasıl dalgalandığını göstermiş. Sonuçlar şunu gösteriyor: insanların hayattan tatmin olma duyguları ergenlik döneminde büyük bir düşüş yaşıyor. Üstelik bu hissiyat 50li yaşlara doğru düşmeye devam ediyor. Fakat 50’den sonra insanların hayattan duydukları tatmin, yani genel mutluluk seviyeleri, tekrar yükseliş trendine geçiyor. Genelde insanlar hep kendinden daha gençlere bakıp “ne güzel dertleri tasaları yok” diye düşünürler ama demek ki her yaşın derdi, tasası, mutluluğu da ayrı! ~n


Hayattan duyulan tatminin yaşa göre değişimi