Ne Zaman Daha Az Çalışırız?🧐

En son okuduğum kitaplardan biri Paul Lafargue’in manifesto niteliğindeki “Tembellik Hakkı” kitabı idi. 1850’li yıllarda yazılan bu eser, emeğin kutsallaştırılması sürecini ve çalışma aşkının bir deliliğe dönüşmesini hicvederek anlatıyor. Antikçağ’da çalışmak demek özgür insanın itibarsızlaşması idi, Yunanlılarda sadece kölelerin çalışmasına izin verilirdi, İspanyollara göre çalışmak köleliklerin en kötüsü idi gibi örneklerle ideal çalışma süresinin günde yalnızca 3 saat olduğu tembellik haklarını ilan ediyor.

Bırakın her şeyde tembel olalım, sevmek ve içki içmek dışında, tembel olmak dışında. ~ Lessing

Sanayi Devrimi, makineleşme, otomasyon vb sonrası artan üretimle beraber, pompalanması gereken tüketim çılgınlığını ne yazık ki hepimiz her an yaşamaktayız. (Hatırlarsanız, bu konuya daha önce de Hızlı Tüketimi Körükleyen Canavar: Hızlı Üretim makalemizde ve yine eski bir bültenimizde yer vermiştik.) Ama bu kapitalist kısır döngünün içerisindeki iyi haber şu ki, artık 1800’lü yıllardaki kadar çok çalışmıyoruz, son 150 yılda çalışma süreleri dramatik olarak düşmüş durumda. Ama kitabı okurken hissettiğim şey, sanki hala yeterli tembellik seviyesinde olmadığımız. Bugün haftada 4 gün çalışmanın verimliliğe olan etkileri Microsoft ve Unilever gibi kurumsal devlerde denenerek gündeme getirilse de, Amerika’da 1940’larda yasallaşan haftada 40 saat çalışma normu ne zaman kırılır bilmiyorum. Ama temennim emekliliğimden önce o günleri görmek.😊 Pandemi ile beraber hayatımıza giren yeni esnek çalışma düzeni böyle bir değişikliğe ön ayak mı olur, yoksa pandemide iş-ev arasındaki çizgi flulaştığından daha çok çalışmayı gizlice kanıksar mıyız hiç bilmiyorum. Ama benim duruşum belli.⛱️

Haftada 4 gün çalışmayı geçtim, bari çalışılan gün sayısı azalsın değil mi? Ama bunun da olabilmesi için, verimliliğin kilit olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Bugün Türkiye’de yılda ortalama 229 gün çalışılırken (1832 saat), bu sayı Fransa’da 189 gün (1514 saat), Almanya’da ise 169 gün (1353 saat)! Özetle, 60 gün daha az çalışıyorlar, ALTMIŞ! Bu durum aklıma, “Bir iş, daima, bitirilmesi için kendisine ayrılan sürenin hepsini kapsayacak şekilde uzar.” savına sahip Parkinson Yasası’nı da getiriyor. Ülkece çok çalışıyoruz da, yaya yaya mı çalışıyoruz? Bünyemiz zaten yeterince tatil alamadığı için, çalışma saatleri süresince etkimiz mi azalıyor, daha mı az odaklanabiliyoruz? Türkiye’de yasal izin hakları arttırılsa ve çalışma günleri azalsa, bir Alman mekanikliğinde çalışır mıyız acaba? Bu liste uzayıp gider, ben en iyisi durup biraz tembellik yapayım. 🛌 ~e (Siz de çalışma süresi, zenginlik, gelişmişlik, tatil, verimlilik gibi konularda farklı ülkelerin istatistiklerini merak ediyorsanız, bu sitede zamanınızı tembelce harcayabilirsiniz.)