Putin’le Uzun Vadeli Planlar

Yaşlısı genci, Türkü İngilizi, hepimiz küresel bir salgının içerisindeyiz. Herkesin dilinde ikinci, üçüncü dalgalar; 2022’ye uzanan Korona senaryoları. Belirsizliğin, tedirginliğin içerisindeyken beni en çok sakinleştiren şeylerden biri de (hangi uzmandan dinlediğimi hatırlamadığım) “haftalık plan” yapma konusuydu. Beynimin kamerasını, “Nasıl yani önümüzdeki sene de böyle mi geçecek, bir daha ne zaman ağız tadıyla seyahat edeceğim” endişelerimden, bugünlerime ve elimdekilere çevirmeme yardımcı olan bir düşünce. Zaten en nihayetinde, yarının ne getireceğini hangimiz biliyorduk ki? (Bu hafta içerisinde bana Mike Tyson’ın “Herkesin ağzına yumruğu yiyene kadar bir planı vardır” sözünü hatırlatan eğlenceli bir iş videosunu da buraya bırakıyorum)


Ama görünüşe bakılırsa, Putin bir şeyler biliyor😊 Öncelikle yumruk yememek için kendisine bir dezenfeksiyon tüneli kurdurtmuş. Haşmetli lideri görmek isteyenler ince bir sıvı bulutu ile dezenfekte ediliyormuş. (Üretici firmayla iletişime geçtim, bizim apartmana da kurduruyorum, sonuçta hani, neden olmasın ki?)


Yumruk olmadığına göre, geleceğe dair plan yapmak da kaçınılmaz. Gelecek dediysem, yaz planı falan değil. Hedef 2036. Rusya’da 1 hafta boyunca sürecek olan anayasa referandumu “Evet” ile sonuçlanırsa, 2000’den beri ülkeyi yöneten Putin’in 2036’ya kadar iktidarda kalması da sağlanmış oluyor. Okuyunca koltuk sevdası gibi mi geliyor sizlere? Yok canım, detaylıca okursanız bir sürü süper madde var paketin içerisinde!!!


Putin de, yaşlandırma uygulamasından nasibini alanlardan

İktidarda olmanın verdiği değişik bir haz olsa gerek. Ama merak ettiğim şey, tam hangi noktada bu insanlarda hiç ölmeyeceklermiş gibi bir tanrı hissiyatı oluşuyor? Sıradan insanların emeklilik hayallerinin aksine, 67 yaşında olan Putin’in emeklilik hayali 83 yaşına kadar daha ülke yönetmek midir mesela? (Bu arada Amerikan başkanlık seçimi adayları Joe Biden ve Donald Trump'ın yaşlarının da 77 ve 74 olduğunu not edelim buraya.) Haksızlık etmeyelim, belki gücü değil, ülkesini seviyordur. Ama örneğin ben, ülkeyi bu kadar seviyor olsam büyük ihtimalle bir noktadan sonra köşeme çekilip, yönetimi güvenilir ellere emanet ederdim. Danışman olup, yeni devlet adamlarına arada destek versem ve ben öldükten sonra ülkemin refah içinde olacağını hissetsem daha güzel olmaz mıydı? Dünya bu kadar hızlı değişirken, 36 yıl boyunca değişmeyen bir noktada olmaya cidden gerek var mı? ~e