Son 5 Saniye

İnsanlar değişir mi, değişmez mi? Bu soru büyük tartışma konusudur. Kimisi zaman geçtikçe insanların davranış, düşünce ve tutumlarını değiştirebildiğini, esneyebildiğini öne sürer. Kimisi de insanlar değişmez diyerek belki de kendini beklentiye girmekten, hayal kırıklığına uğramaktan korumaya çalışır, ya da bazı davranış ve tutumların katılaşıp yerleştiğine, doğuştan o şekilde geldiğine inanır. Ben insanların değiştiğine inanırım, hep de onu savunurum. Ama bugün bu konuya dair kendi verilerimden ziyade okuduğum hoş bir bakış açısını paylaşmak istedim sizinle.


Çoğumuz dar zamanlar içerisinde yaşıyoruz hayatı. Öğlen ne yesem? Bu proje sunumu hangi güne yetişecekti? Yaz sonu nereye tatile gitsek? (Bu ekonomik koşullarda tatile gitmek mümkünse hala tabii…) Çoğumuz beş sene sonrasını ya da beş sene öncesini bir sebep olmadıkça düşünmeyiz. Joanna Macy, muhteşem kitabı Aktif Umut’ta “derin zaman” kavranımdan bahsediyor. Beş yıl değil, beş yüz yıl sonrasını ya da öncesini düşünmenin, şu an yaşadığımız hayata bir anlam, derinlik ve devamlılık katacağını öne sürüyor. Dünyanın ve insanlığın tarihini 24 saatlik bir ölçeğe koyarak belki de karşıma çıkan en güzel tarih hikayesini anlatıyor.


4,5 milyar yıllık gezegen tarihimiz 1 günlük ölçekte. Her saat 187,5 milyon yıl. Her dakika 3,125 milyon yıl.

Yukarıdaki resim Dünya'nın tarihini bir gün ölçeğinde gösteriyor. Her şey gece yarısında başlıyor ve geçen her dakika 3 milyon yıla eşit. Gezegenimiz sıcak ve aktif bir volkan halinde önce, ve sürekli meteor yağmuru altında. Geceyarısından hemen sonra, küçük bir çarpışmadan çıkan parçalar Ay'ı oluşturuyor. Sabah 2:00'ye doğru Dünya soğumaya başlıyor ve yağmurların başlamasıyla okyanuslar oluşuyor. İlk hayat belirtileri sabah 3:00 ile 4:00 arasında sığ sularda gözüküyor. Atmosferde çok az oksijen olduğu ve UV ışınlarından koruyan ozon tabakası henüz olmadığı için fotosentezin başlaması sabah 10:30'u buluyor.


Hayat günün geri kalanında tek hücreli. Çok hücreli hayat ancak akşam 6:30'a doğru başlıyor. Akşam 8:00'de solucanlar, ondan 1 saat 20 dakika sonra ise balıklar ortaya çıkıyor. Akşam 9:45'te bitkiler karaya iyice yerleşiyor, saat 10:00'dan hemen sonra ise amfibiler ve böcekler beliriyor. Gece 10:40'ta felaket kapıyı çalıyor: görülen en büyük kitlesel yok oluş yaşanıyor. Volkanik aktiviteler, asteroidler ve diğer birtakım felaketler canlıların %95'ini yok ediyor. Bunu takiben dinozorlar baskın tür olarak ortaya çıkıyor. Dinozor çağı geceyarısına 20 kalaya kadar devam ediyor. Yaşanan büyük meteor çarpışmasında dinozorların ölmesiyle birlikte, yaklaşık bir saattir arka planda sessizce takılmakta olan memeliler baskın tür haline geliyor. Bazıları balina ve yunus olmak için denize dönüyor. Gece yarısına 2 dakika kala, Afrika'da küçük bir maymun insanlar ve şempanzelerin son ortak atası oluyor. Geceyarısına 20 saniye kala insansı türler ateşi buluyor. İnsanlık (homo sapiens) tarihi ise Afrika'daki başlangıcından bugüne kadar sadece son 5 saniye. 😄


İşte dünyanın tarihi! 🤷‍♀️ Bir de insanlık tarihine, yani o son 5 saniyeye bakalım mı?

240,000 yıllık homo sapiens tarihi 1 günlük ölçekte. Her saat 10,000 yıl. Her dakika 166 yıl.

Taştan aletler kullanan ve ateş yakan maymun atalarımız 1 milyon yıl öncesinde hayattalar; homo sapienler ise çeyrek milyon yıl önce ortaya çıkıyor. 240,000 yıllık tarihimizi bir günlük ölçeğe koyarsak, her saat 10,000 yıla denk geliyor, ve biz Afrika'yı akşam saat 6:00'ya kadar terk etmiyoruz. Homo sapienler olarak tarihimizin %95inde küçük avcı-toplayıcı gruplar halinde yaşıyoruz.


Tarım gece 11'e 10 kala başlıyor. Birkaç dakika sonra, kayda geçen ilk şehir ortaya çıkıyor: Eriha. Gece 11:20'de tekerleği ve yazıyı buluyoruz. 11:30'da ilk şehir devletleri Mısır, Çin, Peru, İran, Indus Vadisi ve Ege'de ortaya çıkmaya başlıyor. Geceyarısına çeyrek kala Buda ve Konfüçyüs doğuyor, birkaç dakika sonra da İsa ve Muhammed. Gece yarısına 5 kala, Kristof Kolomb Kuzey Amerika'ya ulaşıyor. Gün bitmeden 2 dakika önce Endüstri Devrimi başlıyor. Son 1 dakikada dünya popülasyonu 1 milyarın biraz üzerinden 7 milyara ulaşıyor. Son 20 saniyede ise (yani 1950'den beri), daha önceki tüm tarihimizde kullandığımızdan fazla kaynak ve yakıt kullanmış bulunuyoruz (ki bu küresel felaket aslında Aktif Umut kitabının ana konusu).


Derin zaman” hissi size de ulaştı mı? 😄 Joanna Macy bu bakış açısıyla bakıldığında “insan değişir mi, değişmez mi?” sorusunun saçmalaştığını, insan dediğimiz canlının değişimin ta kendisi, değişimin devamı olduğunu öne sürüyor. Ben de ona katılıyorum.


Sürmekte olan büyük bir evrimin küçücük bir parçasıyız. Tutamayacağımız, yavaşlatamayacağımız bu akışın içerisinde, her gün biraz daha farklı uyanmak en güzeli.


Not: Eğer yaşadığımız küresel felaketin içerisinde biraz huzur biraz da umut bulmak isterseniz, Joanna Macy'nin kitabını çok tavsiye ederim. ~z