Yaşlandıkça Arkadaş Edinmek Zorlaşıyor Mu?

Son iki yılda iki farklı taşınma deneyimi yaşadım. Ondan önceki 13 sene içinde de İstanbul'dan St. Louis'e, St. Louis'den İstanbul'a, İstanbul'dan Paris'e taşınmalarım olmuştu. Bu sene büyük ihtimalle tekrar taşınıyorum. Taşınma hayatımın büyük konularından. Ve taşınmanın beni en zorlayan tarafı çevremin, arkadaşlarımın değişmesi. Yaşlandıkça bu sosyal çevre değişikliklerinden daha çok yorulduğumu ve arkadaş edinmekten daha çok korktuğumu fark ettim.


Terapistime sordum: “Yaşlandıkça insanlar yalnızlaşıyor mu sizce? Yeni arkadaşlıklar kurmaları zorlaşıyor mu?”


“Böyle bir düşünce akımı var, evet,” dedi. “Bu düşünceye göre, insan bedeninin fiziken esnekliğini ve gücünü kaybetmesi gibi, insanın psikolojisi de yaşlandıkça esnekliğini ve gücünü kaybediyor. Ama ben bu düşünceye katılmıyorum. Etrafımda bunun tersini çok görüyorum. Yaşlandıkça bir çiçek gibi açılan, sakinleşen, daha çok bağ kuran, daha neşeli, daha verici, daha akışta kalan insanlar var. İnsan kalbi ve ruhu, fiziki beden gibi değil. İnsanın yaşı kaç olursa olsun, kalp ve ruh yine aynı güçte ve esneklikte sevebiliyor.”


Çok hak verdim terapistime. Bence de, insan kalbi ve ruhu, yaştan bağımsız, hep güçlü ve hep esnek.


Peki koşullar hiç mi önemli değil? Okul döneminin geride kalmış olması? Evden çalışma? Zamansızlık? Yorgunluk?


North Carolina Üniversitesi’nde sosyoloji ve gerontoloji profesörü Rebecca Adams şöyle söylüyor: “1950’lerden beri sosyologlar yakın arkadaş edinmenin üç önemli faktörü olduğunu söylüyor: (1) fiziki yakınlık, (2) plansız ve tekrarlı etkileşimler, (3) gardını düşürmeye ve güvenmeye izin veren bir ortam. Fakat dış etkenler değiştikçe, bu üç faktörün bir arada olması zorlaşıyor. Bu nedenle birçok kişi hayatları boyunca yakın olacakları arkadaşlarıyla üniversitede tanışıyor.”


Özetle, evet, koşullar önemli ve bizi etkiliyor. Oturdum, biraz araştırdım. Meğer internet “50lerde arkadaş edinmenin 50 yolu” tadında bir sürü yazıyla doluymuş! İç dünyamı da araştırdım biraz. Yeni arkadaş edinme konusunda kendime saldığım öğütleri sizler için derledim. Okurken aklınıza gelen başka fikirler olursa lütfen bana yazın. 😊 ~z



Sevgili Zeynep,


İşte 30larında yeni arkadaş edinmenin yolları:


1. Proaktif ol. Oturup bekleyerek arkadaş edinmeyeceksin. Her güzel sonuç için çabaladığın gibi, bunun için de biraz çabalaman gerekecek.

2. Var olan arkadaşlarına tutun. Onlar telefondan bile olsa, sana yeni arkadaş edinme konusunda yardım edecek, en azından dırdırını dinleyecektir.

3. Beklentilerini düşür. Bazen insanlardan, özellikle hayatına yeni giren insanlardan, çok hızlı çok fazla şey bekliyorsun.

4. Bir yerde gönüllülük yapmaya başla. Yaşlılara kitap okuyabilirsin. Bir STK’ya katılabilirsin. Bir amaca hizmet et, ve eden diğer kişilerle tanış.

5. İlgilerini takip et. Kurslara, kulüplere, derslere katıl. Dans, müzik, kitap, şiir, sanat, ve sevdiğin daha bir dolu şey… Onları seven diğer insanları bul.

6. Yeni çalışma arkadaşları bul. Örneğin kimlerle mindfulness dersleri verebilirsin?

7. Her gün evden çık ve insanların bulunduğu ortamlara gir. Örneğin bir ortak çalışma alanında masa kiralayabilirsin.

8. Komşularınla tanış. Belki çok cici insanlardır?

9. Kafe ve restoranlarda insanlarla konuşmaya başla. Bu biraz deli işi. Pek senlik değil. Ama işe yarayabilir.

10. Sosyal medyadan insanlarla tanış, kahve içmek ister misin diye sor.

11. Arkadaş edinmek için “dating app”ler varmış! Elim gitmedi bunları araştırmaya şimdi. Bulursam yine yazacağım. 😂

12. İnsanlarla muhabbet et. Onlara ilgi göster.

13. Yeni tanıştığın insanlar hakkında yargılara varma. Bir bağ kurmak ve o kişiyi tanımak için önce biraz vakit geçirmek gerekiyor. Vakit geçirmeye devam et.

14. Yeni arkadaşlar edineceğine inan. Hiç beklenmedik anlarda, beklenmedik yerlerde edindiğin arkadaşları hatırla: Bir BlaBlaCar yolculuğunda tanıştığın Audrey, Instagram’da tanışıp çok yakın arkadaş olduğun Kening, arkadaşın Mehmet’i ziyaret ederken şans eseri tanıştığın Gila. Sen hayatını yaşarken, bir de bakmışsın, hayat karşına tatlı insanlar çıkarmış!

15. Bir yerden başla. Başlamak yolun yarısı. Eğer inanır, ve bir yerden başlarsan, bu iş olacak.



Nazlı ve Ece ile son buluşmamızda fotoğraf çekmeyi son anda otoparkta hatırlayınca :)

Image by Paul Weaver

Haftaya pazar e-mail kutunuzdayız!