Maskeli Puzzle

Telefon ya da bilgisayar ekranlarından arkadaşlarımla konuşurken, “iyi hoş da, ahh o göz teması ne önemliymiş” hissine kapılıyordum. Sohbet esnasında ister istemez kendime bakmalarım, “sesim geliyor mu” veryansınlarım rutinim olmuştu. Bu hafta ilk kez bir arkadaşımla dışarıda maskelerimizle yürüyüş yaptık. Milat gibi değil mi? Zeynep de nasıl hissettiğimi sorunca, bir aydınlanma daha yaşadım.


2,5 aydır birçok kez görüntülü/görüntüsüz konuştuğum arkadaşımla göz kontağı vardı ama bu sefer de puzzle’ın ağız/çene bölümü kayıptı. Gülüyorduk ama ifadesini tam göremiyordum. Time’da buna benzer bir makaleyi görünce de yalnız olmadığımı anladım.



Makalede belirtildiği üzere, 3 tip gülümseme varmış. İlki bir sürprizle ya da bir ödülle karşılaştığınızda yüzünüzde beliren gülümseme. Mesela uzun zamandır görmediğiniz birini gördüğünüzde yüzünüzün alacağı mutlu ifade gibi. İkincisi, arkadaşça tebessümler. (Sanırım günlük hayatta en çok kullandığımız ifade bu olabilir.) Sonuncusu da, acımasız, kızgın, hatta biraz tehditkar gülümsemeler imiş. Araştırmalara göre, yüzün alt bölgesini görmeyince, ikinci ve üçüncü tip gülümsemeler arasındaki farkı ayrıştırmak zor oluyormuş.  E tabii şimdi, yüzümüzdeki maskelerle gülümsemeleri ya da ifadeleri, kendi zihinlerimizde tamamlamak durumundayız. İletişim problemlerine bir yenisi daha eklenmemiştir umarım. 😊 Şaka maka, hal böyle olunca, evde maske yapımı videolarına, ağız bölgesini şeffaf kılmaya yönelik yeni versiyonlar da eklenmiş. Bu tarzda maskelerin, işitme güçlüğü çeken kişilere faydası da konunun diğer bir boyutu. 


Süreçte birçok şeye karşı minnet duymaya özen gösteriyorum, sevdiklerimin yüzünü “tam” görebilmek de sanırım bunlara eklendi. ~e


Sevdiklerimizin Yüzlerini Tam Göreceğimiz Günlere