Paranın Aktığı ve Akmadığı Yerler

Beni uzun yıllardır rahatsız eden bir konudur bu: zengin teknoloji dünyasında, paranın aktığı ve akmadığı yerler. Para, kısa vadede, yani 3-5 yıl içerisinde ikiye, üçe, beşe, ona katlanabilecek yerlere akar. Para, gündemdeki “hot topic"lere, yani bir anda herkesin konuşmaya başladığı ve kimsenin de "ya neden bu konuyu bu kadar konuşmaya başladık şimdi?” diye sormadığı gelişmelere akar. Bir de para, daha önce hiç görülmemiş, yepyeni inovasyonlara akar, ki bu son durum aslında ender yaşanır (elektriğin icatı, kişisel bilgisayarların üretilmesi, e-ticaretin ilk ortaya çıkışı, kripto para vb. büyük gelişmeleri düşünün). Eğer bu kategorilerin dışındaysanız, yani önemli bir problemi uzun vadede mesela 10, 30, 50 yılda çözmeye çalışıyorsanız, işinizin konusu hiç seksi değilse, yeni bir inovasyonunuz yoksa ya da yaptığınız inovasyon başkalarına “yeni” gelmiyorsa, yatırım almanız zordur.


Strategy+Business dergisinin, PwC'nin “State of Climate Tech 2021” çalışmasını özetleyen “A Rising Tide of Green Capital” yazısını okurken işte tüm bunları bir kez daha düşündüm.


Bu araştırmadan öğrendiğime göre, risk sermayesi yatırım ortakları (“venture capital” şirketleri) 2013'te karbonsuzlaştırmaya, yani atmosferdeki karbonu azaltmaya 418 milyon dolar yatırım yapmışken, 2019'da 16.3 trilyon dolar yatırım yapmış, yani yatırımları 6 sene içerisinde %3750 oranında artmış. Sadece Temmuz 2020 ile Temmuz 2021 arasındaki bir senede ise 87.5 trilyon dolarlık bir yatırım yapılmış iklim kriziyle savaşan teknolojik girişimlere. “Climate Tech” yani “iklim teknolojileri”, risk sermayesi şirketlerinin globaldeki toplam yatırımlarının %14üne ulaşmış. Fakat yapılan yatırım iklim kriziyle en etkili baş etme potansiyeline sahip alanlara akmıyormuş. 2050 yılına kadar karbon salımınının %80ini giderme potansiyeline sahip olan güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, atık yemek teknolojileri, yeşil hidrojen üretimi, yapılanma, inşaat ve sanayideki inovasyonlara paranın sadece %25i yatırılırken (ters pareto), Elon Musk ve benzerleri sağolsun, yatırımların çoğu da “seksi” ya da “hot topic” olarak adlandırabileceğimiz, taşıma ve ulaşıma, yani elektrikli arabalar, piller ve diğer parçalara yapılıyormuş.




İklim krizini, ya da içerisinde bulunduğumuz daha pek çok global krizi nasıl birkaç yılda yaratmadıysak, çözmemiz de birkaç yıl almayacak. Yatırım yapanların bu uzun vade perspektifi benimseyip, devletler ve kamu kuruluşlarıyla daha derin ortaklıklar içerisinde, bize ve dünyamıza gerçekten iyi gelecek alanlara daha çok yatırım yapmalarını diliyor, size de mutlu pazarlar diliyorum. ~z